Albüm Izzy Stradlin'in eşlik ettiği Ghost adlı şarkıyla açılıyor, Ghost'un vokalini The Cult'ün vokalisti Ian Astbury yapıyor. Ardından tanıdık bir ses duyuyoruz: Ozzy Osbourne'lu Crucify The Dead. Crucify The Dead çok iyi bir şarkı olmuş zaten. Ardından da Black Eyed Peas'in kadın vokali Fergie'nin söylediği Beautiful Dangerous geliyor. Fergie'nin sesinin çok güçlü olduğunu ve rock'n roll söylemesi gerektiğini düşünmüştüm hep, Slash de böyle düşünmüş demek ki. Üstelik çok da güzel olmuş. Fergie rock'n roll tarzında bir albüm çıkarsa alırım, o derece sevdim sonucu.
Myles Kennedy'nin söylediği Back From Cali'den sonra yine çok tanıdık bir ses, Chris Cornell ve hayat verdiği şarkının adı Promise. Chris Cornell'in muhteşem söylediği şarkıdan sonra Andrew Stockdale'in söylediği By The Sword geliyor.
Maroon 5 vokali Adam Levine'in söylediği Gotten sanırım albümün en zayıf halkası. Belki o tarz ince sesli, mızıldanan erkek vokali sevmediğim için ben kişiselleştiriyor da olabilirim, Maroon 5'i de sevmem zaten. Ama bu zayıf halkadan sonra Lemmy'nin söylediği Doctor Alibi zaten yine toparlıyor albümün hızını. Sonrasında Slash'e yine eski silah arkadaşlarından Duff McKagan'ın eşlik ettiği ve Dave Grohl'ün davullarını çaldığı Watch This geliyor. Yine çok iyi bir şarkı daha, enstrümantel olan bu şarkıda, Duff'la Slash'in uyumuna Grohl'ün de epey yakıştığını görüyoruz.
Sonra Kid Rock'ın söylediği I Hold On geliyor. Bu şarkı da bana Steven Tyler'la Santana'nın çalışmasını hatırlattı, Slash bu şarkıları bestelerken kimin söyleyeceğine göre bestelemiş olmalı dedim içimden, herkes söylediği şarkıya çok yakışmış çünkü.
M. Shadows'un söylediği Nothing To Say'i Ozzy söyleseydi nasıl olurdu diye düşündüm dinlerken epey. Diğer şarkılardan daha sert bir şarkı bu. M. Shadows'un grubu Avenged Sevenfold da zaten bir metal grubuymuş. (bu albümden sonra dikkatimi çekti açıkçası, Black Sabbath gibi bir grup bekledim, acaba nasıl bir grup?) Sonrasında da Myles Kennedy'nin söylediği Starlight geliyor, Myles Kennedy ayrıca bu albüm sonrası yapılacak turnenin de vokali olarak Slash'le birlikte turneye katılacak ve kendisinin asıl grubu Alter Bridge. Starlight da çok Guns 'N Roses'vari rifflerle başlıyor açıkçası Guns 'N Roses'ı özlediğimi fark ettiğim şarkı oldu bu da. Ayrıca Myles Kennedy'nin Coverdale'vari vokali de çok hoşuma gitti. Sanki Coverdale bir Guns şarkısı söylese nasıl olur diye eşeğin aklına karpuz kabuğu düşürmek için yapılmış bir şarkı gibi haha!
Sonraki şarkı Saint Is A Sinner Too, Rocco DeLuca and The Burden isimli bir indie grubunun vokali Rocco DeLuca tarafından seslendiriliyor. Bu da çok farklı bir şarkı olmuş ama yine de şimdilik albümün diğer bir zayıf halkası gibi duruyor. Dinledikçe güzelleşmezse tüm o akustik gitar kozuna rağmen pek akılda kalmıyor, o kadar dokunmuyor insanın içine, bir taraflarımızı kıpır kıpır etmiyor. Belki solosu... Zaten bir Slash albümünden sololar dışında ne bekliyorsun ki diye sorabilirsiniz ama Slash solosu dinlemek istediğimde Slash's Snakepit dinliyorum, açıkçası kendisi bu kadar iyi ismi topladıktan sonra çok iyi bir albüm beklemek de benim hakkım.
Tabi ardından yine sevdiğimiz bir isim gelerek heyecanımızı yine arttırıyor: Iggy Pop'un söylediği We're All Gonna Die başlıyor. Iggy Pop da Slash'in yüzünü kara çıkarmıyor, Slash de Iggy Pop'un ve ikisinin de tarzına çok uygun bir şarkı dinliyoruz. (Çok beğendim çok!)
Asıl albüm burda bitiyor. Sonra kimi ülkelere göre çıkacak bonus track'ler geliyor, onların kritiği sonra...
Alice Cooper, Flea, tekrar Fergie ile birlikte çalınan Paradise City de bonuslar arasında.
Ayrıca tüm kritik boyunca yazmadığım şekilde, Slash'in performansından bahsetmek gerekirse... Slash's Snakepit'te sadece Slash'in sololarını dinliyorduk, Velvet Revolver Guns 'N Roses devamı gibiydi zaten, bu solo albüm hem grup müziğine yatkın, hem de Slash'i güzelce dinleyebileceğimiz bir albüm olmuş. Üstelik Slash'in daha önce konuk sanatçı olduğu, solo attığı, sahneye çıktığı pek çok müzisyenin katkıda bulunması albümü çok yukarılarda başlatıyor yarışa, beklediğimizi de alıyoruz fazlasıyla. Sadece akıllardan Michael Jackson'u kaybetmeseydik onun da sesini duyar mıydık diye geçmiyor değil. Bir de benim gözlerim Lenny Kravitz'i de aradı credits'te, Lenny Kravitz de kendi albümüyle ilgilendiğinden yok ama.
Çok iyi bir albüm çok. Chickenfoot'tan beri ilk kez bu kadar heyecanlandım.
Herkese iyi dinlemeler.
Not: Bu yazı üyesi olduğum Deurock forumunda da yayınlanmıştır.
By the sword'u iki kelimeyle geçme sebebin, çıkış şarkısı olması mı? Yoksa hakikaten yorum yapılmayacak kadar kötü mü buldun?
YanıtlaSilYoo kötü bulmadım, çoğu şarkıyı kısa geçtim hatta, yazdıkça açılmışsam sonlara doğru daha uzun anlatmış olabilirim şarkıları. :) Bilerek yapılmış bir şey değil yani hey sakin ol adamım. :D
YanıtlaSil