24 Mart 2013 Pazar

Şarkılara Yazılar: "As I Sat Sadly By Her Side"


Nick Cave, sadece bir şarkıcı değil, bir şarkıcıdan çok daha öte nitelikleri olan bir sanatçı, bir ozan. Hikaye anlatıcılığı, içine sığmıyor, şarkılarla, şiirlerle, romanlarla, filmlerle anlatıyor zaten. Anlattığı çoğu hikaye de karışık şeylerden oluşuyor, yarım yamalak sahneler geliyor gözünüzün önüne. Yazmış olduğu en güzel kısa hikayelerden biri bu şarkı sanırım, bu da yarım yamalak, tümünü anlatamıyor şarkıda aklındakilerin, tanrıyı, hayatı, üzgünlüğü, muzipliği kısaca değerlendiriyor ama anlattığı kısacık hikayenin şarkısı da, klibi de, şiiri de, felsefesi de belki de uzatılsa tüm anlamını yitirecekleri kadar güzel.



Şarkının No More Shall We Part albümündeki orijinal kaydı, 6 küsür dakika, klip versiyonu 4 küsür, sözleri farklı iki versiyonun da, klibi de apayrı bir muhteşemlik olduğu için onu da buraya ekledim ama ben albüm versiyonu hakkında konuşacağım. Esas hikaye oradaki.

Şarkıdaki tüm enstrümanların tonları ve Nick Cave'in benzersiz ses tonu zaten deli güzel. Ve modern çağ ozanı Nick Cave'in anlattığı hikaye, bir kadınla birlikte, bir pencereden dışarı bakarlarken başlıyor, anladığımız kadarıyla kadın üzgün, Nick Cave de kadının yanında üzgünce oturuyor. Ben hep bu pencerenin, evrenin dışındaki bir odadan evrene baktıkları bir pencere olduğunu düşünürdüm, şimdi baktım, Ekşi Sözlük'te de biri bunu yazmış, "ruya gordurme yetenegi olan nick cave parcasi. bir minik hikaye. camin onune oturmus disariyi seyreden ( veya hayati baska bir mekandan bambaska bir pencerenin arkasindan izleyen ) bir cifti anlatiyor . sonunda da tanri nin verdiklerine dair bir yorum ile bitiyor .. " diyerek. 

Hikayede arada bir kadının kucağına sıçrayan bir kedi de var, benim, o pencerenin evrene baktığını düşünmemi sağlayan sözleri, kadın, kucağındaki kediyi severken söylüyor:


She said, "Father, mother, sister, brother,

Uncle, aunt, nephew, niece,
Soldier, sailor, physician, labourer,
Actor, scientist, mechanic, priest
Earth and moon and sun and stars
Planets and comets with tails blazing
All are there forever falling
Falling lovely and amazing"

Kadının sanatsal tespitlerine karşı Nick Cave realist yaklaşıyor ve kendinden bir cevap beklediğini belli eden kadına, her şeyin şiirsel olmadığını, herkesin bir hayat gailesi olduğunu, onun o kadar sanatsal gördüğü insanların, başkalarının acılarına karşı duyarsızlaşmış, aşağılık insanlar olduğunu anlatıyor. "O sanatsal bulduğun adamların komşularına karşı davranışlarına baksana..." diye başlayarak ve üzgünce yanında otururken...

Kadının omuzlarına dökülen saçlarını, titreyen elleriyle gözünün önünden çekerken kedi yine kadının kucağına sıçrıyor, kadın, Nick Cave'in realizminden tiksiniyor ve hızlıca dışarı baktıkları pencerenin perdelerini çekiyor, hiddetleniyor, "Bu camın ardındakilerin seni ilgilendirmediğini ne zaman öğreneceksin? Tanrı sana sadece bir kalp verdi, başkalarının acılarını çekmek zorunda değilsin, diğer insanların kalbi olamazsın..." diye küçük bir vaaz veriyor. Ve aniden ekliyor: "Tanrı senin böyle tüm üzüntüleri seçerek, bu kadar çirkin, yararsız biri olup da her şeyi abararak pencerede oturup yarattığı dünyayı eleştirmenle de ilgilenmiyor, senin iyi biri olup olmadığınla da, başkalarının kötülüğüyle de."

Böylece, her şeyi dramatize eden, üzgünlüğü üzerine bir kimlik gibi giyindiğini sandığımız kadının da aslında oldukça realist biri olduğunu anlıyoruz, hatta Nick Cave de başta kadına sert yaklaştığı halde kadının da tanrı kavramıyla ilgili bu kadar sert bir çıkış yapmış olmasından ötürü mutlu oluyor. Kadın hiddetinden dolayı gözünden akan yaşları engelleyemezken Nick Cave de gülümseyişini engelleyemiyor ve bir şiirle anlatılan bu kısacık hikaye bitiyor.





İlk kez ne zaman ve nerede dinlediğimi hatırlamıyorum, benim için nasıl bu kadar önemli bir şarkı haline geldiğini de hatırlamıyorum ama yıllar boyunca benim için hiç eskimeyen şarkılardan biri de buydu, belki de bir hikaye anlattığı için, ölen insanların ruhlarının birer yıldız olup da yolumuzu kaybettiğimizde bizlere yol göstermek için gökyüzünde asılı kaldıklarını anlatan Rajaz'la birlikte bu şarkıyı da bu kadar seviyorum, tanrının bizim iyiliğimizle, başkasının kötülüğüyle, bizim başkasını yargılayıp yargılamadığımızla ilgilenmediğini, her şeyin derin anlamları olmadığını, dışarıdan "Ne kadar da yüce bir insan..." dediğimiz insanların, yanlarındakilerin yöresindekilerin acısına ve çabasına karşı duyarsız da olabildiklerini, ama yine de bunu yargılamanın bizim işimiz olmadığını hatırlattığı için. Ve tabii ki çok özel anıları da var şarkının, geceler boyu doğru düzgün çalabilmeye çalıştığım, sigara üzerine sigara yakarak dinlediğim, Nick Cave'e eşlik ederek sesim kısılana dek söylediğim, başkalarına dinlettiğim, sevdirdiğim anıları da var, hala eski ev arkadaşımın, yıllardır birlikte yaşamıyor olmamıza rağmen bir radyoda denk geldiğinde benim yan odada olduğumu hissettiğini söylediği şarkıdır, belki de sırf bu yüzden bile önemli, belki şu koskoca dünyada, bir kişi bile bu şarkı sayesinde beni yanında yöresinde hissedebiliyor diye. Her dinlediğimde bana bir şeyler yazma isteği verdiği için belki de.



"All are there forever falling, falling lovely and amazing..."




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Etiketler

2012 (2) absürd (2) Açlık Oyunları (3) Ahmet Hamdi Tanpınar (1) akustik (1) albüm (10) alıntı (39) Alice Harikalar Diyarında (1) Alsancak (1) anı (31) animasyon (5) anime (20) Another Earth (1) apocalypse (1) argo (1) arkadaşlık (4) aşk (1) atar (3) avukatlık (1) Battle Royale (1) benzerlik (2) Big Fish (1) bilimkurgu (7) Bill Fuckin' Murray (1) biyografi (1) blog (13) blues (1) Bob Dylan (1) Bozkırkurdu (1) Bulantı (1) bulaşık (1) Bumblefoot (1) Bunny Munro'nun Ölümü (2) Cate Blanchett (1) Cem Karaca (1) cinsellik (1) çizgi film (3) çizgi roman (4) çocuk (1) dağınık (1) David Bowie (3) David Coverdale (1) De Quincey (1) Deadman Wonderland (1) Death Note (1) Deep Purple (1) Delilah (1) deniz kızı (1) dergi (1) dizi (2) doğa (1) Doomsday Afternoon (1) Dune (1) edebiyat (33) efsane (2) eleman (1) Eurovision (1) ev (2) eylem (1) Eylül (1) Eylül Akşamı (1) fail (3) fare (1) fbkt (1) felsefe (1) festival (1) fikir (1) film (24) Fireball (1) Fish (1) gezi (1) gitar (1) Going to the Run (1) Golden Earring (1) Grave of the Fireflies (1) Grotesk (1) Guguk Kuşu (1) Guy Ritchie (1) günlük (2) haber (1) Hasan Ali Toptaş (1) hayal (1) hayat (2) hayvan (3) Hemingway (1) her şey (1) Hermann Hesse (2) hikaye (1) Hrant Dink (1) hukuk (10) Huzur (1) ilan (2) internet (3) ipucu (1) istemek (1) İzmir (2) Janis Joplin (1) Japon (7) Jean - Paul Sartre (3) Jeux D'enfants (1) Joe Satriani (1) John Cusack (2) John Lennon (1) John Steinbeck (1) Johnny Depp (2) Jon Lord (2) kadın (2) kadınlar günü (1) Kaptan (9) Kara Kitap (1) keçi (1) kedi (3) kısa (2) kızsal (1) Kimi Ni Todoke (1) kitap (33) klişe (1) koltuk (1) komik (6) korku (3) Kuragehime (1) kuş (1) kütüphane (1) Kylie Minogue (1) Last.fm (1) Led Zeppelin (1) Like A Rolling Stone (1) link (18) liste (2) Louis Wain (1) Madımak (1) manga (7) Manga Suyu (2) Marion Cotillard (1) Mars (1) Mary and Max (1) Me And My Bobby McGee (1) mektup (2) Melancholia (1) Memo Tembelçizer (1) mezuniyet (1) mızıka (1) Mike Portnoy (1) mim (1) mitoloji (1) mizah (4) müzik (22) NANA (1) Natsuo Kirino (1) Neil Gaiman (1) Nick Cave (10) notlar (5) Oğuz Atay (2) oha (3) okul (2) One Piece (1) Opeth (1) Orhan Pamuk (1) Oscar (1) oyun (9) Ozzy Osbourne (2) ölüm (4) öneri (4) öykü (6) Pan (1) pearl jam (1) Pet Shop of Horrors (1) Phideaux (1) Pilli Bebek (1) piyano (2) PJ Harvey (1) playlist (2) Pleasantville (1) popüler kültür (1) Procol Harum (1) progressive rock (1) Queen (1) Queens of the Stone Age (1) Radyo Eksen (1) Red Hot Chili Peppers (2) Regina Spektor (1) resim (9) Rilke (1) Robert Plant (1) rock'n roll (6) roman (3) rüya (1) Sabahattin Ali (2) saçma (8) sadakat (1) Samson (1) Samuel Beckett (3) sanat (2) Sandman (1) saygı (1) screenshot (1) senaryo (2) Sevgililer Günü (1) Sherlock Holmes (1) sıkıntı (1) Simone de Beauvoir (2) Sims (3) sinema (1) siren (1) South Park (3) soyad (1) sözlük (2) spoiler (2) Spongebob Squarepants (1) Starkers In Tokyo (1) stop-motion (1) sürpriz (2) şarkı (36) şiir (2) tavsiye (6) The Beatles (5) The Mist (1) The Vampyre of Time And Memory (1) Tim Burton (2) tiyatro (1) Top 5 (1) Toradora (1) Tori Amos (1) TTNet (1) Turhan Selçuk (1) Tutunamayanlar (2) Türkçe (1) Uğur Mumcu (1) Uykusuz (1) vampir (1) veda (2) video (26) Watchmen (2) Whitesnake (1) Winona Ryder (1) Wolf's Rain (1) Woody Allen (1) Y. (16) yalnızlık (1) yarışma (1) Yaşlı Adam ve Deniz (1) Yavuz Çetin (1) yeni yıl (1) Yıldız Tozu (1) yıldönümü (1)