7 Kasım 2013 Perşembe

Okuma Şenliği (Kış 2013)



Daha önce de tüm yazı kapsayan bir online okuma oyununa katılıp güncellemeleri bir yazıda paylaşmış, aylık genel güncellemeleri de ayrı ayrı yazılarla değerlendirmiştim. Şaka maka bir nevi kitap kulübü haline gelen bu okuma oyununun "Okuma Şenliği Kış 2013" başlığı altında ikincisi de başladı.

Bu yazıda kurallar ve kategoriler açıklanmış. Kategoriler, geçen seferki oyuna göre çok daha zor ve bu yüzden çok daha eğlenceli. Şöyle bir göz atıp da çok şahane bulmama rağmen farklı sebeplerden dolayı yarım bırakmak zorunda kaldığım iki kitabı ne zamandır baştan okuyup bitirmek istediğim halde "Amaan onu daha önce yarım bırakmıştım, başka bir şey okuyayım," diyerek kenara kaldırmamı engelleyecek, bitirmem için beni hırslandıracak iki kategori gördüğümde çok sevindim mesela. Çoğu kategori için de kütüphaneye gitmek gerekecek gibi gözüküyor, kitaplığımda belli kategorilere saydırabileceğim ve okumadığım kitaplar bulamadım onlar için. Bu yüzden yine geçen seferki gibi "Bir başlayalım da gerisi gelir," diyerek başlıyorum bu okuma oyununa, bir deftere not ettiğim listelerim var fakat her kütüphaneye gidişimde değişeceğinden eminim, şimdiden listemi paylaşmadan, hangi tarihte neyi okumaya başladığımı yazarak liste oluşturacağım.


Puslu Kıtalar Atlası (7 Kasım)


25 Puan: En az beş kitabı yayınlanmış bir yazarın ilk kitabını okuma kategorisi: 



İletişim Yayınları'ndan çıkan ve 238 sayfa olan bu kitap, yayınlanmış altı kitabı olan İhsan Oktay Anar'ın yayınladığı ilk kitabı. Bu kitabı okumaya üniversitedeki en yoğun yılımda başlamıştım ve kitabı çok beğenmiş ve yarısına kadar okumuş olmama rağmen bir sınav döneminde bir kere yarım bıraktıktan sonra tekrar kaldığım yerden devam etmek istememiş, okunacak o kadar çok kitabın arasında da bir daha baştan başlamaya da üşenmiş, hep başka şeyler okumuştum. Okuma oyununda en zor kategorilerden biri için okuyacağım kitabı seçmek benim için en kolayı oldu, böylece bu kitabı baştan başlayarak ve hakkını vererek okuyacağım, arkamdan ağlamayacak.


Yüzyıllık Yalnızlık (11 Kasım)


15 Puan: Nobel Edebiyat Ödülü kazanmış bir yazarın bir kitabını okuma kategorisi:


Can Yayınları'ndan çıkan ve 461 sayfa olan bu kitap da daha önce yarım bırakmak zorunda kaldığım ve tamamlamak için bu kategoriden güç aldığım bir kitap olacak. Güç aldığım derken aman yanlış anlaşılmasın, bu kitabı da okurken çok sevmiştim fakat üniversitenin merkez kütüphanesinden ödünç almıştım ve süresi dolduğunda kitabı bitirememiş, mecburen geri vermiştim. Bizim merkez kütüphanenin kötü bir kuralı yüzünden oradan aldığımız bir kitabın ödünç alma süresini eğer uzatmamışsak, arka arkaya ikinci kez aynı kitabı ödünç alamazdık. Ben de çok severek okumama rağmen ara verip araya bir kitap sıkıştırıp sonra geri alırım diye kaldığım sayfayı minicik kıvırarak işaretleyerek teslim ettikten sonra bu kitabı bir daha merkez kütüphanede bulamadım. İçimde ukte kaldı ve en son 2013'teki İzmir Tüyap Kitap Fuarı'nda Can Yayınları'nın standında görünce "Artık alayım da bitireyim," dedim fakat yine yukarıda da açıkladığım gibi elimde hiç okunmamış kitaplar varken daha önce yarısına kadar okuduğum bir kitaba en baştan başlama fikri de pek cazip gelmedi. Şimdi bu okuma şenliği sayesinde yeniden, baştan başlayacağım, gün itibariyle Puslu Kıtalar Atlası bitti ve Yüzyıllık Yalnızlık'a başladım.

Çocukluğum (19 Kasım)


25 Puan: Bir biyografi ya da otobiyografi okuma kategorisi:



Ararat Yayınevi'nden çıkmış olan baskıyı okuyorum, sevgilimin babasının kitabı, 297 sayfa. Biyografi ya da otobiyografi kategorisi için son ana kadar kararsızdım, İmparator (Erol Toy) ve Godard Godard'ı Anlatıyor arasında kalmıştım ki bu romanın otobiyografi olduğunu fark ettim. Arka kapak yazısı da "Çocukluğum adlı yapıtın basit bir otobiyografi olmaması, alt tabakadan gelen yetenekli bir kişinin yükselme, özgürlük ve yaşam savaşının öyküsünü yansıtmasındandır," diye tescillemiş bu kitabın bir otobiyografi olduğunu, ben de bu kategori için hiç aklımda yokken bunu okumaya karar verdim. Dün gece Yüzyıllık Yalnızlık'ı bitirmiştim, bugün buna başlıyorum.



Kar Kokusu (22 Kasım)


20 Puan: Adında kış mevsimine ilişkin bir sözcük olan bir kitap okuma kategorisi:



Dün, Çocukluğum'u bitirdim. Aslında Çocukluğum'la birlikte Ekmeğimi Kazanırken ve Benim Üniversitelerim'i de okuyup bunları üçleme kategorisine kaydırmayı da düşündüm ama Benim Üniversitelerim'in bendeki baskısı sanırım 200 sayfanın altında, ince bir kitap. O yüzden otobiyografi kategorisinde kalsın. Çocukluğum'u ayrıca çok da beğendim, büyük bir yokluktan, travmalarla dolu bir çocukluktan, büyük bir yazar olmaya giden yolun tamamını okumak için Ekmeğimi Kazanırken ve Benim Üniversitelerim'i de bitireceğim.

Kar Kokusu, Everest Yayınları'ndan çıkmış, 466 sayfa. Bugün başlıyorum.


Kadınların Cenneti (26 Kasım)


10 Puan: Kütüphaneden ödünç alınmış bir kitap okuma kategorisi



Bugün Kar Kokusu'nu bitirip Kadınların Cenneti'ne başladım. Telos Yayınları'ndan çıkan ve 510 sayfa olan kitabı, geçtiğimiz cumartesi günü Bornova İlçe Halk Kütüphanesinden aldım. Bornova İlçe Halk Kütüphanesi, Bornova Meydanında, Sevim Lokantası'nı geçtikten biraz sonra sağa dönen ara sokakta. Bu kitabın BBC tarafından çekilmiş bir dizisi de varmış. Kitap, okuduğum ilk Emile Zola kitabı, eğer bunu beğenirsem elimdeki Meyhane, Apartman ve Germinal'i de okuyacağım, belki Germinal'i bu şenlikte sinemaya uyarlanmış kitaplar kategorisine bile sıkıştırabilirim, hiç belli olmaz.



Müzik Uğruna (5 Aralık)


15 Puan: Daha önce okunmamış bir ülke edebiyatından bir eser okuma kategorisi



Dün gece Kadınların Cenneti'ni bitirip Müzik Uğruna'ya başladım. Kadınların Cenneti'ni çok sevdim fakat çevirmenden kaynaklandığını düşündüğüm birkaç sıkıntı yüzünden romana çok da hayran kaldım denemez.

Müzik Uğruna, Ketil Björnstad'ın Metis Yayınları'ndan çıkmış 360 sayfalık romanı. Okuma Şenliği'nin "Daha önce okunmamış ülke edebiyatı" kategorisini görünce bu kategorinin sıkıntı yaratacağını düşünmüştüm, Meksika edebiyatı, İspanyol edebiyatı, Fransız, İngiliz ve Rus edebiyatı, Türk edebiyatı, Fars edebiyatı ve Amerikan edebiyatı örneklerini okumuştum, Uzakdoğu ülkelerinin örneklerini de okumuştum, aklımdaki tek seçenek İskandinav ülkelerinin edebiyatçılarıydı. Elimde birkaç seçenek olsun diye çok az araştırıp birkaç kitaplık bir listeyle Yakın Kitabevi'ne gittiğimde listedeki hiçbir kitabı bulamadım fakat Avrupa edebiyatı reyonunda İskandinav isimli yazarlara rastladığımda tamamen rastgele Ketil Björnstad'ın kitaplarını elime aldım.

Metis Yayınları zaten her yayınının iyi olduğu konusunda iyi bir önyargım olan bir yayınevi olduğundan Ketil Björnstad'ın iki romanından birini almaya karar verdim, Düşüş ya da Müzik Uğruna'yı okuyacaktım. İkisinin de arka kapaklarıyla önsözlerini okuduğumda öncelikle yazarın Norveçli bir piyanist olduğunu öğrendim. Kendim de hem müzikle hem de edebiyatla uğraşmayı sevdiğimden yazar daha çok ilgimi çekti, Müzik Uğruna'da bir ergenlik öyküsü, Düşüş'te ise bir yetişkinlik öyküsü olduğunu görünce Düşüş'te karar kıldım. Fakat kasaya gittiğimde kasadaki görevli "Aa Düşüş, Müzik Uğruna'yı okudunuz mu?" diye sorunca kararım yine sarsıldı, görevliyle biraz sohbet ettik, Müzik Uğruna'nın daha iyi bir roman olduğunu düşünüyormuş, o daha çok sevmiş, Düşüş de çok iyiymiş fakat yazarı ona sevdiren esas Müzik Uğruna'ymış, üstelik yazar çok iyi bir müzisyenmiş. Ben de Düşüş'ü yine Müzik Uğruna'yla değiştirdim ve böylece daha önce hiç okumadığım bir ülke edebiyatı okuma kategorisi sayesinde bir İskandinav müzisyeni daha keşfetmiş oldum.

Bir de, roman çok vurucu ve çok güzel başladı. İyi ki "Ergenlik hikayesiymiş, bunu okumam, gençlerin kendini bulma hikayeleri artık beni sıkıyor," diye bırakıp gitmemişim de görevliyle konuştuktan sonra tekrar bunu almaya karar vermişim.


Tavşan Kaç (15 Aralık)


10 Puan: Adında bir hayvan geçen bir kitap okuma kategorisi







Dün Müzik Uğruna'yı bitirip Tavşan Kaç'a başladım. Tavşan Kaç, John Updike'ın Alef Yayınevi'nden çıkmış olan 360 sayfalık romanı. Neden bu romanı seçtiğimi de yazmak istiyorum. Kütüphanede bir gün çok ilginç bir şekilde hiçbir yerde rastlamadığım bir şeyi fark ettim. Bu kitabı elime alıp arkasını okuduğumda, esas karakterin lakabının Tavşan (Rabbit) olması, karakterin cinsiyetçi, alkolik, tembel, kötü bir baba, güvenilmez bir koca, çapkın bir adam olması, ev hanımlarına meyve sebze soyacağı pazarlıyor olması ve en önemli özelliğinin de zora geldiği anda kaçıyor olması, bana anında Nick Cave'in Bunny Munro'nun Ölümü romanını hatırlattı. Onda da esas karakterin lakabı Tavşan (Bunny) ve yine esas karakter cinsiyetçi, alkolik, tembel, kötü bir baba, seks bağımlısı ve ev hanımlarına kozmetik ürünleri pazarlıyor, karısının ölümünden sonra gerçeklerden uzaklaşmak için, kendi ölümünü ensesinde hissede hissede sürekli kaçmak için oğluyla birlikte yollara düşüyor. Bu kadar belirgin bir benzerliği gözardı etmek mümkün değil, neredeyse iki farklı kişi aynı romanı yazmışlar gibi gelmişti ve üstelik daha önce John Updike'ı bilmediğim için "Belki de Nick Cave'den esinlenmiştir, yeni bir kitaptır bu," diye resmen konduramamıştım. Daha sonra eve dönüp araştırdığımda bu romanın, Nick Cave'in romanından çok daha eski olduğunu üzülerek gördüm, eğer biri, diğerinden esinlenmişse (!) bu kişi Nick Cave. Şimdi Tavşan Kaç'ı okurken sürekli üzülüyorum, Bunny Munro'nun Ölümü'nü çok sevmiştim çünkü, yıllarca Tori Amos'u çok severek dinleyip Kate Bush'u keşfettiğimde yaşadığım hayalkırıklığı gibi, "daha önce, daha iyisi yapılmış."



Brida (21 Aralık)


30 Puan: Okuma yazma öğrenilen yıl yayınlanmış bir kitap okuma kategorisi





Paulo Coelho'nun Can Yayınları'ndan çıkan 214 sayfalık romanı Brida, ilk kez 1990 yılında basılmış. Ben de o yılda okumayı ilkokul öğretmenliği yapan annemin eve oynamam için getirdiği okuma fişleriyle oynarken kendi kendime öğrenmişim. Bugün Tavşan Kaç'ı bitirdim ve kütüphaneden aldığım bu kitaba başlıyorum.


Karılar Koğuşu (24 Aralık)


15 Puan: Türk edebiyatından bir klasik okuma kategorisi




Esasında Brida'yı okumayı, okumaya başladığım günün ertesi akşamı bitirmiştim. Hatta arada başka şeylerle uğraşmasam elime aldığımda bitirebileceğim kadar hafif ve ilginç bir kitaptı. Onu bitirir bitirmez yine Okuma Şenliği kapsamında bir kitap okumaktansa araya okumak istediğim başka bir kitabı soktum ama şenlik kategorilerinden hiçbirine uyduramadım çünkü 200 sayfadan kısaydı. Andre Breton'dan Nadja'yı da dün bitirdikten sonra bugün Kemal Tahir'in Karılar Koğuşu romanına başlıyorum. Kitap 399 sayfa, İthaki Yayınları baskısı.

Bir Türk edebiyatı klasiği kabul edilir mi edilmez mi diye kararsız sayılsam da sevgilimin olumlu fikrini aldım, kütüphanede Türk edebiyatı raflarının önünde "Sence hangisi okunması gereken bir klasik sayılır?" diye sorduğumda sevgilimin eli bu kitaba gitti ve kendisi "Pek çok kez adını duydum bu kitabın, bence bu klasik sayılır," dedi, benim de okumak istediğim bir kitaptı. Ayrıca Vikipedi'ye göre otobiyografik bir romanmış (kitabın arka kapağında da kendi deneyimlerinden faydalandığı yazıyor) belki ileri aylarda bu kitabı otobiyografi kategorisine kaydırıp klasik kategorisi için başka bir şey okurum.


Mandarinler (4 Ocak)


15 Puan: 600 sayfadan uzun bir kitap okuma kategorisi



Simone de Beauvoir romanı Mandarinler, İmge Kitabevi'nden çıkmış, sayfa sayısı 741. Bu sabah Karılar Koğuşu'nu okumayı bitirdikten sonra Mandarinler'e başladım.



Dune - Çöl Gezegeni (16 Ocak)


40 Puan: Bir üçleme ya da seriden üç kitap okuma kategorisi/1






Aslında Mandarinler'i bitireli birkaç gün oldu ama o arada yine şenlik kapsamına (şimdilik) sokmadığım bir kitap okudum, eğer filmini de izlersem belki sinemaya uyarlanmış kitap kategorisine sayarım. 

Üçleme konusunda ise gerçekten sıkıntı çektim, elimde okumadığım bir serinin tüm kitapları yoktu, sadece benim ilk iki kitabını okuduğum, sevgilimin tamamını okuduğu Dune serisinin dört kitabı vardı. Bu yüzden zaten son iki kitabı da okumak istediğim için seriyi en başından başlayarak, böylece ilk iki kitabı da tekrar okuyarak bitirmeye karar verdim. İlk kitap Dune - Çöl Gezegeni, Sarmal Yayınevi'nden çıkmış ve 718 sayfaymış, yazarı Frank Herbert. Serinin tüm kitaplarını okumak gibi bir niyetim yok, Herbert'in oğlunun seriyi devam ettirdiği kitapları okumayı düşünmüyorum, kendisinin yazdığı ilk dört kitabı okuyacağım. Çöl Gezegeni'ni de ilk kez dört beş yıl önce okumuş, beğenmiştim, şimdiki birikimle daha çok beğeneceğimi düşünüyorum, bakalım.


40 Puan: Bir üçleme ya da seriden üç kitap okuma kategorisi/2




İlk kitabı dün bitirdikten sonra bugün, 8 Şubat'ta ikinci kitap olan Dune Mesihi'ne başladım. Dune Mesihi de Sarmal Yayınları'ndan çıkmış, 320 sayfa uzunluğunda.



40 Puan: Bir üçleme ya da seriden üç kitap okuma kategorisi/3




14 Şubat'ta, yani bugün, Dune Mesihi'ni bitirdim ve hiç ara vermeden Dune Çocukları'na başladım. Daha önce bu seriyi okumaya Dune Mesihi'nden sonra ara vermiştim, Dune Çocukları'nı ilk kez okuyacağım. Dune Çocukları, diğer kitaplar gibi Sarmal Yayınları'ndan değil Kabalcı Yayınevi'nden çıkmış, 550 sayfa uzunlukta, Frank Herbert'in yazdığı romanı bu sefer Dost Körpe çevirmiş. (Muad'dib, Müeddib olmuş, ilk göz atışımda bunu gördüm :))


Vadim O Kadar Yeşildi Ki... (23 Şubat)


10 Puan: Altın Kitaplar Yayınevi'nden çıkan bir kitap okuma kategorisi





Bugün Dune serisinin üçüncü kitabı Dune Çocukları'nı da bitirdikten sonra Vadim O Kadar Yeşildi Ki'ye başladım. Yukarıdaki fotoğraf internette bulduğum bir fotoğraf, benim elimdeki ciltte kitabın kapak cekedi yok, kitap babamın ya da annemin, Altın Kitaplar Yayınevi'nin 2. baskısı. 544 sayfa olan kitabın yazarı Richard Llewellyn. Roman filme de uyarlanmış, küçükken bu kitabı karıştırdığımı hatırlıyorum ama hiç hakkını vererek okumadım, bu yüzden Altın Kitaplar Yayınevi'nden bir kitap okuma kategorisinde okumaya karar verdim. 

5 yorum:

  1. "Kadınların Cenneti" dediğinde hangi kitaptan bahsettiğini neden anlayamadığımı çözdüm. Türkçeye çevrildiğini biliyordum ama benim bildiğim çevirisi "Paris Yıldızı" ismini taşıyor. Seninkine hiç denk gelmemişim :)

    Bir de henüz izlemedim ama çok eski tarihli 2 tane de sinema uyarlaması mevcut, bakmak lazım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hahaha BBC'deki dizi uyarlamasının adı da sadece The Paradise ya kadın falan yok ortada, bir Telos mu kadın sokuşturuvermiş işgüzar gibi oraya... Ofiste de okuyorum götürüp, inşallah patronum Emile Zola'yı biliyordur yoksa kapak tasarımı da erotik bir roman okuduğumu düşündürmeyecek gibi değil.

      Sil
  2. ben de 70 Puan aldım ve 964 sayfa okumuş oldum. Sizi de tebrik ediyorum. Kar kokusunu ben de merak ediyorum... Etkinlik bittiğinde neler olacak çok merak ediyorum, çünkü bu sefer 4 ay ve kategoriler biraz daha ağır. :) Ama ben şimdilik başka kitaplar da okuduğumdan etkinliğe dahil edemiyorum.. sadece 3ünü dahil etmiş oldum.
    http://matmazeella.blogspot.com/

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) Teşekkür ederim, sizin de şenlik kapsamında çıkardığınız iş müthişmiş. Benim de etkinlik başladığında aynı anda okuduğum iki kitap vardı, birkaç gün geç başladım, onları dahil etmedim, şu an da etkinlik dışı bir kitap daha okuyorum falan filan, ama zaten püf noktası, işi eğlenceli kılan şey de belirli kategorilerdeki kitapları aramak olduğundan canımı sıkmıyor, önemli olan eğlenmek :)

      Kar Kokusu hakkında yazmamışım bir şey, ben çok beğendim, dönemin siyasi yapısıyla çok ilgili olur mu, okurken sıkılır mıyım diye biraz çekinmiştim ama gayet sürükleyici bir cinayet romanıydı, Ahmet Ümit'in tarzını sevenler sever diye düşünüyorum.

      Sil
    2. Sizin önerilerinizi aklımın bir köşesinde bulunduracağım. Tavsiyeleriniz için teşekkürler.

      Sil

Etiketler

2012 (2) absürd (2) Açlık Oyunları (3) Ahmet Hamdi Tanpınar (1) akustik (1) albüm (10) alıntı (38) Alice Harikalar Diyarında (1) Alsancak (1) anı (31) animasyon (5) anime (20) Another Earth (1) apocalypse (1) argo (1) arkadaşlık (4) aşk (1) atar (3) avukatlık (1) Battle Royale (1) benzerlik (2) Big Fish (1) bilimkurgu (7) Bill Fuckin' Murray (1) biyografi (1) blog (13) blues (1) Bob Dylan (1) Bozkırkurdu (1) Bulantı (1) bulaşık (1) Bumblefoot (1) Bunny Munro'nun Ölümü (2) Cate Blanchett (1) Cem Karaca (1) cinsellik (1) çizgi film (3) çizgi roman (4) çocuk (1) dağınık (1) David Bowie (3) David Coverdale (1) De Quincey (1) Deadman Wonderland (1) Death Note (1) Deep Purple (1) Delilah (1) deniz kızı (1) dergi (1) dizi (2) doğa (1) Doomsday Afternoon (1) Dune (1) edebiyat (33) efsane (2) eleman (1) Eurovision (1) ev (2) eylem (1) Eylül (1) Eylül Akşamı (1) fail (3) fare (1) fbkt (1) felsefe (1) festival (1) fikir (1) film (24) Fireball (1) Fish (1) gezi (1) gitar (1) Going to the Run (1) Golden Earring (1) Grave of the Fireflies (1) Grotesk (1) Guguk Kuşu (1) Guy Ritchie (1) günlük (2) haber (1) Hasan Ali Toptaş (1) hayal (1) hayat (2) hayvan (3) Hemingway (1) her şey (1) Hermann Hesse (2) hikaye (1) Hrant Dink (1) hukuk (10) Huzur (1) ilan (2) internet (3) ipucu (1) istemek (1) İzmir (2) Janis Joplin (1) Japon (7) Jean - Paul Sartre (3) Jeux D'enfants (1) Joe Satriani (1) John Cusack (2) John Lennon (1) John Steinbeck (1) Johnny Depp (2) Jon Lord (2) kadın (2) kadınlar günü (1) Kaptan (9) Kara Kitap (1) keçi (1) kedi (3) kısa (2) kızsal (1) Kimi Ni Todoke (1) kitap (33) klişe (1) koltuk (1) komik (6) korku (3) Kuragehime (1) kuş (1) kütüphane (1) Kylie Minogue (1) Last.fm (1) Led Zeppelin (1) Like A Rolling Stone (1) link (18) liste (2) Louis Wain (1) Madımak (1) manga (7) Manga Suyu (2) Marion Cotillard (1) Mars (1) Mary and Max (1) Me And My Bobby McGee (1) mektup (2) Melancholia (1) Memo Tembelçizer (1) mezuniyet (1) mızıka (1) Mike Portnoy (1) mim (1) mitoloji (1) mizah (4) müzik (22) NANA (1) Natsuo Kirino (1) Neil Gaiman (1) Nick Cave (10) notlar (5) Oğuz Atay (2) oha (3) okul (2) One Piece (1) Opeth (1) Orhan Pamuk (1) Oscar (1) oyun (9) Ozzy Osbourne (2) ölüm (4) öneri (4) öykü (6) Pan (1) pearl jam (1) Pet Shop of Horrors (1) Phideaux (1) Pilli Bebek (1) piyano (2) PJ Harvey (1) playlist (2) Pleasantville (1) popüler kültür (1) Procol Harum (1) progressive rock (1) Queen (1) Queens of the Stone Age (1) Radyo Eksen (1) Red Hot Chili Peppers (2) Regina Spektor (1) resim (9) Rilke (1) Robert Plant (1) rock'n roll (6) roman (3) rüya (1) Sabahattin Ali (2) saçma (8) sadakat (1) Samson (1) Samuel Beckett (3) sanat (2) Sandman (1) saygı (1) screenshot (1) senaryo (2) Sevgililer Günü (1) Sherlock Holmes (1) sıkıntı (1) Simone de Beauvoir (2) Sims (3) sinema (1) siren (1) South Park (3) soyad (1) sözlük (2) spoiler (2) Spongebob Squarepants (1) Starkers In Tokyo (1) stop-motion (1) sürpriz (2) şarkı (36) şiir (2) tavsiye (6) The Beatles (5) The Mist (1) The Vampyre of Time And Memory (1) Tim Burton (2) tiyatro (1) Top 5 (1) Toradora (1) Tori Amos (1) TTNet (1) Turhan Selçuk (1) Tutunamayanlar (2) Türkçe (1) Uğur Mumcu (1) Uykusuz (1) vampir (1) veda (2) video (26) Watchmen (2) Whitesnake (1) Winona Ryder (1) Wolf's Rain (1) Woody Allen (1) Y. (16) yalnızlık (1) yarışma (1) Yaşlı Adam ve Deniz (1) Yavuz Çetin (1) yeni yıl (1) Yıldız Tozu (1) yıldönümü (1)