26 Nisan 2012 Perşembe

"Literal Version"

Youtube, eğlenceli bir mecra, derinliklerine daldık mı çıkamıyoruz bazen hani... Buyrun benden size yeni bir Youtube eğlencesi daha: "Literal Version"

Saçmalık potansiyelini yüksek gördüğünüz bir klibin sonuna "literal version" ekleyip aratın, klipteki ağız hareketlerine ve klibin gidişatına uygun yeni sözleriyle yeni şarkınız orada olacak. Meat Loaf - I'd Do Anything For Love, Bonnie Tyler - Total Eclipse of the Heart, James Blunt - You're Beautiful ve RHCP - Under The Bridge literal versionları favorilerim olmakla birlikte bu güzelliği sizinle paylaşmamı sağlayan ve gecemi kurtaran esas bomba bu:



Ve yine de bir burukluk bırakan ilk yorum: "Kurt would be laughing his ass off at this :)"

16 Nisan 2012 Pazartesi

Ağır Spoiler Eşliğinde: "Açlık Oyunları: Filmle Kitap Karşı Karşıya"

Uyarı: Filmi henüz izlememiş olanlar, serinin kitaplarını okumamış olanlar ve filmi izlemeyi ya da kitaplarını okumayı düşünenler için spoiler içerir.


Daha önce bu yazıda Açlık Oyunları serisinin aynı adı taşıyan ilk kitabını okumanın verdiği coşkuyla kitaptan bahsetmiştim ve serinin diğer kitaplarını da Rafların Arasından adındaki kitap bloğumuzda tanıtmıştım. Kitabın filminin çekileceğini de biliyorduk, hatta güzel bir film olacağından neredeyse emindik, gün sayıyorduk, fakat geçtiğimiz perşembe izlediğim film, benim hayal kırıklığına uğramama sebep oldu.

Şimdi, filmin konusunu, kitabı tanıttığım için anlatmayacağım, kitabı tanıttığım yazıda da son cümlede belirttiğim gibi, bunun bir seri olmasından kaynaklı olarak sonunun tatmin edici olmamasıyla ilgili anlayış göstereceğim ama, filmi, kitabı okumamış birinin sevmesinin imkansız olduğunu, ticari kaygıyla Twilight serisinin yerine yeni bir genç insan pazarına sokulacak bir aksiyon/aşk/bilim kurgu(?) türü yaratılmış olduğunu üzülerek fark ettikten sonra, "Dur bakayım," dedim, "belki önce filmi izleyip de sonradan bu yazıyı okuyan insanların gözünde aklarım sevgili Açlık Oyunları'mı." Çünkü kitabı okumadan filmi izleseydim, ne kitabını okumak isterdim ne de devam filmlerini izlemek...

İlk Sıkıntı: Primrose, Katniss ve Mıntıkalardaki Meslekler ile Aile Bağları


Oyunun adının Açlık Oyunları olmasıyla ilgili olarak bile, kitapları okumamış olan sevgili Kaptan, "Aslında oyunlarda o kadar da aç kalmazlar ki, iki üç günde açlıktan ölmezler, sonuçta avlanıyorlar, meyve sebze buluyorlar?" dedikten sonra, mıntıkalarla ilgili filmde ne kadar az bilgi verildiğini fark ettim. Primrose'un adının ilk kez kuraya konulması, Gale'in kırk ikinci kez kuraya katılıyor olması, Katniss'in Gale ile birlikte yasak bir bölgede avlanıyor olmaları ve Katniss'in annesi, Peeta'nın fırıncı ailesi dışında biz aslında Açlık Oyunları evrenine hiçbir şekilde giremiyor, dahil olamıyor, evrene ve hikayeye bodoslama olarak Katniss'in ürkek kızkardeşi Prim'e ninni söylemesiyle dahil olmak zorunda bırakılıyoruz.

Evren aslen şu, açlık, oyunlar sırasında değil de, daha çok mıntıkaların gündelik hayatlarında hissettikleri, yaşamak zorunda bırakıldıkları, Capitol'ün, korku yaratmak için, mıntıkaları kendileri için çalıştırabilmek için, her mıntıkadan belirli hammadde ve hizmetleri alabilmek için, baskıyı kurabilmek için bilerek oluşturduğu bir terör unsuru. Her mıntıka, kendi işgücü dahilinde ve ancak Capitol'ün izin verdiği ölçüde beslenebiliyor, Panem ülkesinin sayılan ormanlarda avlanmak yasak, kaçak olarak mıntıkalar arası alışveriş yapmak yasak, Capitol'ün yemek yardımından yararlanabilmek için de aileler, çocuklarını oyunlar için çekilişe sokmak zorunda. Bu oyunlar, daha önce Capitol'e karşı başlatılmış bir isyanın bastırılışını kutlamak için her yıl aynı zamanlarda yapılan bir televizyon şovu ve bu şovun izlenmesi de zorunlu. Bu oyunlara ek bir erzak yardımı için ekstradan adınızı da yazdırabiliyorsunuz, Gale'in kırk ikinci kez adını yazdırmış olmasıyla Gale'in çok fakir bir aileden geldiğini anlıyoruz örneğin. Şovlar, öyle keyfekeder izlenmiyor, izlemek zorunda bırakılıyor, böylelikle mıntıkalar devamlı bir gözdağı altında bırakılıyor ve Capitol'ün eğlence sektörü işletiliyor. (Eğer bir Ekşi Sözlük entry'si olarak yazsaydım bunu, burada Deadman Wonderland'e, 1984'e, Battle Royale'e ve Big Brother/Biri Bizi Gözetliyor'a bakınızlar verecektim, siz Google'larsınız.) Yani sapkın bir eğlence sektörü, halk üzerindeki baskı, bunun ekranlar aracılığıyla zorla evinize getirilmesi, ölüm-kalım savaşları ile, kitap az da olsa post-apokaliptik bir dünyayı, kendine ait bir sistemi oluşturuyorken filmde bunu o kadar da anlayamıyoruz.

Gelelim mıntıkalara ve meslek gruplarına. Şu alevli kıyafetin şenlendirdiği sahnelerde her mıntıkanın ayrı mesleklerle uğraştığından bahsediliyor. Capitol, hammadde elde etmek için mıntıkalara ihtiyaç duyuyor, bunun daha önce farkına varan ve kendileri olmadan Capitol'ün bir hiç olduğunun bilincine varan mıntıkalar daha önce bir kere ayaklanmışlar, Oyunlar da bu ayaklanmanın bastırılması şerefine başlatılmış demiştik. Katniss'in geldiği 12. Mıntıka, kömür madenlerinin bulunduğu topraklarda bulunuyor, Capitol, tüm mıntıkaların merkezinde, 13. Mıntıka en dışarıda olmak üzere sıralanıyorlar, 13. Mıntıka da eski isyanlar bastırılırken bilerek yok edilmiş. Katniss'in böylece coğrafi olarak Capitol'e en uzak bölgede olmasının rahatlıkla kaçak avlanabilmesiyle, 13. Mıntıka'ya yakın olmasının da Prim üzerinden de görebileceğimiz gibi halkın Capitol'e olan korkusuyla birlikte büyük önemi var. Ama filmde bunları da yine göremiyoruz.



Primrose, kısaca Prim, inanılmaz korkak, anneleri ise inanılmaz silik. Zira, Capitol'e kömür sağlamakla görevli olan babaları bir maden kazasında öldükten sonra Prim, başta Capitol ve oyunlar olmak üzere her şeyden korkan, yalnız başına uyuyamayan, her işinde Katniss'e ihtiyaç duyan bir kızcağız haline geliyor. Yani kurada adı çıktığında zavallı Prim'in çok korkuyor olması, aslında öncesi olan bir hikayeydi, babalarının ölümünden sonra uzun bir süre ağzından tek kelime bile çıkmamış ve günlük hayata uyum sağlayamayan bir anneyle, babasız büyüdükten sonra, babasının ölümü için de suçladığı, açlık, sefalet içinde bir hayat çekmesine neden olan Capitol'ün düzenlediği ölüm savaşına katılıyor olması, onu diğer çocuklardan daha korkak hale getiriyor. Böylece Katniss'in Prim'e karşı olan aşırı korumacı tutumu onu gönüllü olmaya itiyor, yoksa zaten her yıl her mıntıkadan ikişer kişi ölmeye gönderiliyordu ve bu çok normaldi, Katniss'i gönüllü olmaya iten sebep burada yatıyor, sadece duygusal bir abla olduğu için değil, Primrose'un ve annesinin sorunları içindi gönüllülüğü.





Sıkıntı Devam Ediyor: Kariyer Haraçları ve Oyunlardaki İttifak Kavramı


Serinin ilk kitabının bir evren ve bir oyun sistematiğini ortaya koyduğu için epey ayrıntılı ve açıklamalı bir kitap olduğu gözönüne alınırsa, ilk film biraz sıkıntılı olacaktı, ancak Katniss ile Peeta romantizmi ile o geri zekalı geri zekalı "Buraya bir ağaç koyalım, şimdi burada da bir köpek olsun," sahneleri yerine bu tarz ayrıntılar en azından dış sesle açıklanabilirdi.

Peeta'nın oyunlar devam ederken diğer mıntıkaların haraçlarıyla bir ittifak kuruyor olması, sanki oyunlarda ilk kez bir ittifak görülüyormuş gibi lanse ediliyor ve saçmalığın daniskası yaratılıyor. Gelin görün ki, bu, oyunların bir parçası haline gelmiş, güçsüzleri bir an önce oyunlardan çıkarmak için yaratılmış bir alışkanlık zaten ve Peeta'nın bu ittifaklardan birine katılması da beklenebilir, kabul edilebilir bir durumken Katniss'in yine de bunu gördüğünde üzülüyor olması kitapta üzerine düşülen esas konuydu, filmde aman tanrım ilk kez bir ittifak kuruldu ve Katniss de birazcık üzülüp yoluna devam etti. Saçma.

Kariyer haraçları da Capitol'e en yakın mıntıkaların nispeten daha zengin durumda olmalarından kaynaklanan Capitol'e yakın eğlence anlayışlarından doğan bir sistem. Kimi çocuklar daha doğdukları andan itibaren bu yarışlar için eğitiliyor, kariyer haline getirilen bu oyun haraçlığı sayesinde hem mıntıkalar oyunlarda başarılı olup rekabeti güçlendiriyorlar, hem de oyunlar karşılığı verilen ekstra yiyecekler için daha fazla şansları oluyor. Peeta'nın girdiği ittifak gibi ittifaklar böyle kariyer haraçları arasında oluşturuluyor.

Hala Sıkıntı Var: Haymitch, Oyuncu Koçları


Buna hiç değinilmiyor bile lan filmde! Haymitch'in sürekli sarhoş gezmesinin ardındaki acıklı sebep şudur ki, oyuncuların koçları, eğer daha önce o mıntıkadan bir galip çıkmışsa ve hayattaysa onlar olurlar. Haymitch de o güne kadarki ilk ve tek 12. Mıntıka galibi, oyunlarda geçirdiği insanlık dışı günleri unutmak için sürekli olarak içiyor ve bir nebze akli dengesiyle insaniyetini de yitirmiş.



Rue'nin Ölümü, İsyanın Başlangıcı


Katniss o kadar sevilen bir kişi haline geliyor ki, bunu filmde zaten direkt olarak Katniss ile Peeta üzerine oynadıkları için gösterebilmişler sağ olsunlar, yaptığı her hareket bir isyan başlatabilecek kadar güçlü. Rue öldükten sonra onun için kendince düzenlediği ufak cenaze, oyunlara rağmen insanlığın devam ettiğini, mıntıkalar arası kardeşlik bağlarını falan hissettiriyor izleyenlere, mıntıkaların kafasında "Birlik olabiliriz," ampülü yanıyor, çocuklarını bir haraç olarak değil de uğruna bir cenaze töreni düzenlenebilen küçük çocuklar olarak görebiliyorlar, ilk kez Katniss'in Rue için yaptığı o tören, 11. Mıntıka'da bir isyan başlatıyor. Biz bunu sadece bir rock klibi görüntüsüymüş gibi hafifçe görüyoruz.



Şişirilmiş Romantizm Sıkıntısı


Hadi ama... Sadece Peeta'ya yardım gelsin diye onu öpmesi gerektiğini belirten Haymitch'in notu gerçekçiydi, geri kalan romantizm sahnelerini kitapta ya ben hatırlamıyorum ya da hatırlamak istememişim. Katniss, geride bir erkek bırakıyor ve Peeta'ya karşı bir şey hissetmiyor ama oyunlara katılınca şartlar onun öyle davranmasını gerektiriyor, ya da aman allahım ben neler yazıyorum böyle, bu durumu da uzun uzun açıklarsam kitabın fangirl'ü olarak böyle Selena Gomez'i kötüleyen Justin Bieber fan'ı gibi hissedeceğim kendimi, kısaca, romantizmin üzerine çok oynamışlar ama benim adım Tatar Ramazan, ben bu oyunu bozarım! Bu kadar romantizm yok tabii ki de, tabii ki kitap bir Twilight değil ahah.

Bu konuda kendim de sıkıntıya girmeden bir şeyi açıklayabilirim, oyunlar bittiğinde Katniss'le Peeta'ya sevgililik rolünü devam ettirmeleri gerektiği anlatılırken, Gale kitapta çoktan Katniss'in kuzeni olarak birçok televizyon programına çıkarılmış ve çocukluk anıları anlattırılmıştır bile. Yani bu, Katniss'in oyunları bozmasının, isyan çıkarmasının cezası gibi bir nevi, bir nevi sevdiği erkekten ayrılmak zorunda bırakılıyor, artık o, eğlence sektörünün bir parçası, artık Peeta'yla sevgili rolü yapmak zorunda olan bir ikon.

Kişisel Sıkıntı: Lenny Kravitz


Cinna, benim gönlümdeki Cinna, futuristik kıyafetler giyen, abartılı makyajlı, feminen, eğlenceli, sıcakkanlı, tatlış bir şeydi. Filmin en karizmatik, en cool, en erkeksi, en sakin karakteri olmuş, Lenny Kravitz rol bile yapmamış, anlayışlı anlayışlı dinlemiş, anlayışlı anlayışlı konuşmuş, oysa kafamdaki Cinna'yı canlandıracak olsa çok daha eğlenceli olacaktı, nereden bilsin sabi tabii. Sabi diyorum da, nasıl yaşlanmış...



Sonuç: Filmi izlemek gafletinde bulunduysanız lütfen kitap serisinden soğumayın, bir şans daha verin. 


İkincil Sonuç: Bundan bana ne oluyor, ben de bilmiyorum.


Sevgiler.

13 Nisan 2012 Cuma

13. CUMA

Bugün Alsancak'ta önce bir gümbürtü duyacağız, ne olduğunu anlamaya çalışırken gökten yağan meteorların arasında kalıp oradan oraya kaçışmaya başladığımızda "Beeeyyyiiiiğğğğğn..." diye hırlayan zombilerin arasında kalacağız, onların gözüne gözüne Bomonti ya da Tuborg Gold şişelerini sokarken ecinniler basacak ortalığı, hızlı hızlı geçişen, arada bir yüzümüze gözümüze doğru "Böh!" yapan şakacı ruhani varlıkları da alt ettiysek canavarlar şehrimize denizden yürüyerek saldırıya geçecekler, helikopterlerden canavarlara tüfekle ateş açılırken UFOlar belirip onlar da helikopterlere ateş açacaklar ve gecenin efendileri vampirler de tüm buradan sağ kalanları baştan çıkarıp asillikleriyle onları şatolarına götürüp korku dolu günler, geceler yaşatacaklar. Çupakabralardan ve beklemediğiniz anda karşınıza çıkacak eski sevgililerden bahsetmedim. İyi eğlenceler.

8 Nisan 2012 Pazar

"Benim yazı yöntemim, beni kim dinliyor diye meraklanmaktan çok, yüksek sesle düşünmeye ve kendi keyiflerimi izlemeye dayanır."

"Yalan!" diye bağırdı kadın. "Yalan! Beni seviyorsun. Beni çok sevdin. Yazılarında hep beni anlattın. İstanbul'un en güzel köşelerini anlatırken benimle seviştiğin evin sokağını anlattın, sıradan bir garsoniyeri değil. Bahçeden gördüklerin bizim ıhlamur ağaçlarımızdı. Mevlana'nın ay yüzlü güzeli derken, edebiyat yapmıyor, senin ay yüzlünü anlatıyordun, beni... Kiraz dudaklarımdan da söz ettin, hilal kaşlarımdan da, bunları sana ben ilham ettim. Amerikalılar Ay'a gittiklerinde Ay yüzeyindeki karaltılar diye yazdığın şeyin benim yanağımdaki benler olduğunu biliyordum. Canım, bir daha sakın inkar etme. 'Karanlık kuyuların korkutucu dipsizliği' de benim kara gözlerimdi, teşekkür ederim, ağlamıştım. 'O apartmana geri döndüm!' dediğin yer de tabii ki bizim iki katlı evimizdi, ama yasak ve gizli aşkımızı kimse anlamasın diye, orayı Nişantaşı'nda altı katlı, asansörlü bir apartman gibi anlatmak zorunda kaldın; biliyorum. Çünkü biz, orada, Kurtuluş'ta, o evde seninle on sekiz yıl önce buluştuk. Tam beş kere. Ne olur inkar etme, beni sevdiğini biliyorum."

"Hanımefendi, sizin de dediğiniz gibi, her şey çok eskidendi..." dedi Galip. "Artık hiçbir şey hatırlamıyorum, her şeyi bir bir unutuyorum."



Bir şeyin üzerine yazarsınız, başka bir şeyle alakalı zannedilir, birisi üzerine yazarsınız, başkası üzerine alınır, bir şeyden hiç bahsetmezsiniz, herkes o şeyden bahsettiniz zanneder, bazen yazmak hep böyle...

Etiketler

2012 (2) absürd (2) Açlık Oyunları (3) Ahmet Hamdi Tanpınar (1) akustik (1) albüm (10) alıntı (39) Alice Harikalar Diyarında (1) Alsancak (1) anı (31) animasyon (5) anime (20) Another Earth (1) apocalypse (1) argo (1) arkadaşlık (4) aşk (1) atar (3) avukatlık (1) Battle Royale (1) benzerlik (2) Big Fish (1) bilimkurgu (7) Bill Fuckin' Murray (1) biyografi (1) blog (13) blues (1) Bob Dylan (1) Bozkırkurdu (1) Bulantı (1) bulaşık (1) Bumblefoot (1) Bunny Munro'nun Ölümü (2) Cate Blanchett (1) Cem Karaca (1) cinsellik (1) çizgi film (3) çizgi roman (4) çocuk (1) dağınık (1) David Bowie (3) David Coverdale (1) De Quincey (1) Deadman Wonderland (1) Death Note (1) Deep Purple (1) Delilah (1) deniz kızı (1) dergi (1) dizi (2) doğa (1) Doomsday Afternoon (1) Dune (1) edebiyat (33) efsane (2) eleman (1) Eurovision (1) ev (2) eylem (1) Eylül (1) Eylül Akşamı (1) fail (3) fare (1) fbkt (1) felsefe (1) festival (1) fikir (1) film (24) Fireball (1) Fish (1) gezi (1) gitar (1) Going to the Run (1) Golden Earring (1) Grave of the Fireflies (1) Grotesk (1) Guguk Kuşu (1) Guy Ritchie (1) günlük (3) haber (1) Hasan Ali Toptaş (1) hayal (1) hayat (2) hayvan (3) Hemingway (1) her şey (1) Hermann Hesse (2) hikaye (1) Hrant Dink (1) hukuk (10) Huzur (1) ilan (2) internet (3) ipucu (1) istemek (1) İzmir (2) Janis Joplin (1) Japon (7) Jean - Paul Sartre (3) Jeux D'enfants (1) Joe Satriani (1) John Cusack (2) John Lennon (1) John Steinbeck (1) Johnny Depp (2) Jon Lord (2) kadın (2) kadınlar günü (1) Kaptan (9) Kara Kitap (1) keçi (1) kedi (3) kısa (2) kızsal (1) Kimi Ni Todoke (1) kitap (33) klişe (1) koltuk (1) komik (6) korku (3) Kuragehime (1) kuş (1) kütüphane (1) Kylie Minogue (1) Last.fm (1) Led Zeppelin (1) Like A Rolling Stone (1) link (18) liste (2) Louis Wain (1) Madımak (1) manga (7) Manga Suyu (2) Marion Cotillard (1) Mars (1) Mary and Max (1) Me And My Bobby McGee (1) mektup (2) Melancholia (1) Memo Tembelçizer (1) mezuniyet (1) mızıka (1) Mike Portnoy (1) mim (1) mitoloji (1) mizah (4) müzik (22) NANA (1) Natsuo Kirino (1) Neil Gaiman (1) Nick Cave (10) notlar (5) Oğuz Atay (2) oha (3) okul (2) One Piece (1) Opeth (1) Orhan Pamuk (1) Oscar (1) oyun (9) Ozzy Osbourne (2) ölüm (4) öneri (4) öykü (7) Pan (1) pearl jam (1) Pet Shop of Horrors (1) Phideaux (1) Pilli Bebek (1) piyano (2) PJ Harvey (1) playlist (2) Pleasantville (1) popüler kültür (1) Procol Harum (1) progressive rock (1) Queen (1) Queens of the Stone Age (1) Radyo Eksen (1) Red Hot Chili Peppers (2) Regina Spektor (1) resim (9) Rilke (1) Robert Plant (1) rock'n roll (6) roman (3) rüya (1) Sabahattin Ali (2) saçma (8) sadakat (1) Samson (1) Samuel Beckett (3) sanat (2) Sandman (1) saygı (1) screenshot (1) senaryo (2) Sevgililer Günü (1) Sherlock Holmes (1) sıkıntı (1) Simone de Beauvoir (2) Sims (3) sinema (1) siren (1) South Park (3) soyad (1) sözlük (2) spoiler (2) Spongebob Squarepants (1) Starkers In Tokyo (1) stop-motion (1) sürpriz (2) şarkı (36) şiir (2) tavsiye (6) The Beatles (5) The Mist (1) The Vampyre of Time And Memory (1) Tim Burton (2) tiyatro (1) Top 5 (1) Toradora (1) Tori Amos (1) TTNet (1) Turhan Selçuk (1) Tutunamayanlar (2) Türkçe (1) Uğur Mumcu (1) Uykusuz (1) vampir (1) veda (2) video (26) Watchmen (2) Whitesnake (1) Winona Ryder (1) Wolf's Rain (1) Woody Allen (1) Y. (16) yalnızlık (1) yarışma (1) Yaşlı Adam ve Deniz (1) Yavuz Çetin (1) yeni yıl (1) Yıldız Tozu (1) yıldönümü (1)